3 Ocak 2009 Cumartesi

Sürpriz Doğumgünü Partisiiiiii!!!!!!!!

Yılbaşından sonra kendime gelemedim ki bir türlü, "sonra yazarım" dediğim yazıyı yazayım.

1 Ocak'ta sabah yatıp akşam kalktık. Kendine gelmekti, kahvaltıydı, gece çekilenleri izlemekti derken gün bitti zâten. 2'sinde de akşama doğru kalktık. Bünyeyi sağlam yorduk tabi:) Ziza'nın Arzu'lu Diyalogları'nın Arzu'su yemeğe davet etmişti bizi; oraya gittik kalktıktan biraz sonra. Gece yarısı civarı eve geldik. Amacım Pazartesi günkü final sunumumu hazırlamaktı bilgisayarın başına otururken; ama tabii ki öyle olmadı. Gmail, bloglar, facebook... Saat 4 gibi yattım. O arada yazabilirdim ama öncelikle videoların ve fotoların düzenlenmesi gerekiyordu. Sabah kalktığımdan beri de balgam dolu üst solunum yolları, acıyan şiş bir boğaz, kırılıp dökülen bir vücûd ve hafiften hafiften ağrıyan bir baş ile uğraşmaktayım.

Özrüm kabul edilmiştir herhalde:) Bu uzun girizgâhtan sonra asıl yazıya geçelim.

Aslında alışığım doğum günümün yılbaşı ile birleştirilerek kutlanmasına; ama bu sefer hiç beklemiyordum. Tahmin edebilmeliydim aslında ama edemedim. Ha, iyi oldu; o başka.

Metehan, Yemliha ve beni içki almaya gönderdi Ziza. Normalde ben hiç gitmem, kimse de bana git demez böyle durumlarda. Şaşırdım. Sonra da "Ee, bi kere de ben gideyim canım" dedim içimden. Çıktık. Lâflaya lâflaya, kaya-düşe gittik; içkilere yazık olmasın diye düşmeden geldik.

Kapıdan girer girmez "İçerisi mükemmel oldu: tam parti ortamı." dedi Ziza. Elvis sesleri geliyordu; ışıklar kapalı fakat başka bir şeylerle loş bir şekilde aydınlatılmıştı salon.

Bir RockStar edasıyla dizlerimin üstünde kayarak girdim salona, Elvis'in gazına gelerek.


Fakat karşıma inci gibi dizilmiş bizimkiler flaşı patlatınca gözüme "Bu işte bir gariplik var" dedim içimden. Kafamı sağa çevirdiğimde ise o mükemmel masa karşımdaydı.



Ziza'cım güzel de bir not yazmış (şu, pastanın hemen önünde duran mekdanılds kartı):





"Sen yaşlanmadıkça, biz de bunu senin yüzüne vurmadıkça, James sana "amca" demedikçe doğum günlerinin ne anlamı vardır ki!.. Nice mutlu yıllara..."



Bundan sonrasını yazarak anlatmaya kalksam ne ben yazmayı bitirebilirim ne de siz sonuna kadar okuyabilirsiniz. Şu videolar ne kadar sevindiğimi, ne kadar sevildiğimi benim kelimelerimden daha iyi anlatırlar eminim ki...













Helikopter almış adamlar bana yaaaa. Seviyorum uleyyn siziiii!!!!


Yorum Gönder